|
shOvaLye
|
 |
« : 12 Mart 2009, 14:03:20 » |
|
TARİH-İ BİNA-İ KAL'A-İ TOKAT
M.S. 5. veya 6. yüzyıllarda kurulmuş olabileceği tarihi olay ve kayıtlardan anlaşılan kale, yaklaşık 500 yıl Bizans egemenliğinde kalmıştır. (Bu dönemde Evdoksia ve Dokeia ismi ile biliniyordu) İlk defa 1074 yılında Danişment Melik Ahmet Gazi tarafından fethedilen kale kısa aralıklarla el değiştirmiş, sırasıyla Selçuklu ve Osmanlıların egemenliğine geçmiştir. Dik ve sarp kayaları üzerinde kurulu kale, doğal bir hisar durumundadır. Kayseri ve Diyarbakır da olduğu gibi, düz alanda kurulmuş, çevresi yüksek duvarlarla örülü bir "Sur kenti değildir. Osmanlı tarihçilerinin birinci derece "müstahkem mevkii" didikleri kale, Tümur ve Şah İsmail gibi zamanın en güçlü hükümdarlarına baş eğdirmiş, buradan bir taş sökemeden gitmişlerdir.
Osmanlı devleti zamanında "Çardak-ı Bedevi" denilen zindanı başta Bizans imparatoru A. Diogenis olmak üzere bir çok ünlünün tutsak yeri olmuştur.
Kentin kuzey batısında yer alan kale bütün yöreye hakim bir yükseklikte olup, kesme ve moloz taşlardan yapılmıştır. Selçuklu ve Osmanlılar zamanında sık sık onarım görmüş, yeni ilavelerle savunma ve gözetleme yerleri inşa edilmiştir. Dış ve iç duvarlarla korunan kale doğu batı yönünde yükselen iki kaya gurubu üzerine kurulmuştur. Kuleleri, burçları ve mazgalları vardır. Yer sarsıntılarından kurey ve güney yönündeki duvarları tamamen yıkılmış, baş burç ve ayar kayası üzerindekiler sağlam kalmıştır. Kaleye, kuzey yönündeki bir kaya oyuğundan girilir. İçinde her çeşit ihtiyaca yetecek düzeyde erzak depoları, sarnıç, cephanelik, hizmet binaları, emanet odaları ve bir de cami bulunmaktaymış. Günümüzde bunlara ait tonozlu yapılar ve temel kalıntıları durmaktadır. Yıldırım Beyazıt'ın yaptırdığı veya restore ettiği caminin yeri belirli değildir.
Kale duvarları incelendiğinde Bizans, Selçuk ve Osmanlılara ait izler görmek mümkündür. Güney yönünde, ayakta kalabilmiş büyük burçlardan birinin duvarında, taştan yapılmış müslüman mezar sandukaları, yapı maalzemesi olarak kullanılmıştır. Kalenin güneybatısında çok eski çağlardan kalma bir kaya mezarı oyulmuştur. Mezarın ağzında bir kolon ve biri büyük iki hücre bulunmaktadır.
|